PEGEM

Hacettepe Üniversitesi

Piyasa Ekonomisini ve Girişimciliği Geliştirme Merkezi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

         VİZYONUMUZ;

         Küreselleşen yerküremizde bireysel özgürlüklerin giderek ön plana çıkması ve ekonomik özgürlüklerin ciddi anlamda tartışılır olması piyasa ekonomisinin önemini daha da artırmıştır. Yirminci yüzyılın müdahaleci devleti bireysel özgürlükler üzerindeki tehditkâr yapısı ile birlikte geçtiğimiz yüzyılda kalmıştır. XXI. yüzyılın toplumsal yapısındaki en belirleyici özellik ise bireysel özgürlükler olarak göze çarpmaktadır. Toplumun her kesiminden giderek yükselen ekonomik özgürlük taleplerine karşı pek çok siyasi yönetim müdahaleci devlet yapısından tavizler vererek geri adım atmak zorunda kalmıştır.

İçinde bulunduğumuz yüzyıla ekonomisi merkezi olarak yönetilen birkaç ülkeden biri olarak giren ülkemizin, piyasa sürecine daha hızlı dâhil edilebilmesi ve büyük ekonomik gücü ile dünya ulusları içinde arzu edilen yeri alması ciddi bir hedef haline gelmiştir. Bireysel ekonomik özgürlükleri kısıtlayan kamu politikalarının iyileştirilmesi ve modern devletin bireysel özgürlükleri garanti eden bir yapıda yeniden yapılandırılması için başlatılan çalışmalarda üniversitelerin öncü rolü üstlenmeleri kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Bireysel refahın artırılması ve toplum içindeki ekonomik dengelerin yeniden tesis edilebilmesi sürecinde sadece bireylere değil  aynı zamanda kamu kurumlarına da büyük bir rol düşmektedir. Bireylerin anlayışına göre güçlü devlet hukuk devletidir. Bu hukuk, özel hukukun üstünde bir kamu hukuku anlayışı değil herkese aynı mesafede objektif hukuk anlayışıdır. İşte tüm bu görüşlerin ışığında, toplumumuzdaki bireylerin girişimci ruhlarını yeniden harekete geçirmek, binlerce yıllık bir ticaret geçmişi olan Anadolu’muzda mevcut ticari potansiyelin dinamiklerini teşvik etmek ve piyasa ekonomisini objektif hukuk ilkelerine göre desteklemek üzere böyle bir merkezin kurulması düşünülmektedir.

Türkiye’de 4691 Sayılı Teknoloji Bölgeleri Kanunu ile üniversiteler ve özel teşebbüslerin bir araya gelmesini sağlamak ve Teknoloji Bölgeleri oluşturarak araştırma ve uygulamalara özel teşebbüsün ilgisini çekmek üzere yasal bir düzenleme yapılmıştır. Bu kanuna göre üniversitelerin bünyesinde veya kentlerin belli merkezlerinde üniversiteler ile özel girişimcilerin oluşturacakları belli bölgelerde bilimsel araştırma ve geliştirme yatırımlarının yapılması devletçe desteklenecek ve bu bölgelerde üniversitelerdeki akademisyenlerin ticari faaliyetlerde bulunmasına koşulsuz izin verilecektir. Çağdaş üniversitelerin özel girişimcilerin desteğinde faaliyetlerini yürüttüğü gerçeği de göz önüne alınırsa bu sürecin ülkemizdeki üniversitelere ciddi anlamda yeni kaynaklar sağlayacağı da bir gerçektir.

Kamu ekonomisinin ağırlıklı olduğu Türkiye gibi ülkelerde, piyasa ekonomisini güçlendirmeye yönelik girişimler sosyo-ekonomik boyutta devletin rolünün ne olması gerektiğinin sorgulanmasını da beraberinde getirmektedir. Özellikle ülkemiz gibi gelişmekte olan ve yapısal sorunlarını aşamamış ülkelerde piyasa ekonomisine geçiş aşamaları ve dolayısıyla devletin ekonomideki ağırlıklı rolünün azaltılarak özel işletmelerin ve girişimlerin ekonomiye kazandırılması gündemi oluşturan sorunların başında gelmektedir. Sık sık yaşanan ekonomik krizler, toplumdan gelen piyasa ekonomisinin güçlendirilmesi taleplerine karşı direnen kamu bürokrasisinin yol açtığı yapısal sorunların başında gelmektedir. Bu bağlamda Avrupa Birliği’ne giriş aşamalarında bu sorunlar daha belirgin olarak karşımıza çıkmakta ve sorunların çözümüne yönelik olarak kamu bürokrasisinin yetersiz kalması, Birlik sürecinin tamamlanmasını geciktirmektedir.

Piyasa ekonomisi çerçevesinde özel işletmeler ve girişimcilik serbest piyasanın yapı taşları olarak belirmekte ve ekonomik büyüme ile insani gelişme açısından temel kaynaklar olarak kabul edilmektedir. Kısaca belirtilecek olursa, küreselleşen yeryüzünde daha iyi bir konuma sahip olmak ve insanımızı hak ettiği evrensel yaşam kalitesine taşımak hedefi bireysel ekonomik özgürlüklerin tanınmasından geçmektedir. Bu bakımdan, Avrupa Birliği’ ne girme hedefinde olan Türkiye Kopenhag Kriterlerinde de açıkça ifade edildiği biçimde piyasa ekonomisine ağırlık vermek zorundadır.

Türkiye açısından piyasa ekonomisini araştırmanın ötesinde, ekonomimizin bir bütün halinde ele alınarak kamu bürokrasisinin  iyileştirilmesi ve uluslararası sisteme entegresi dâhil piyasa ekonomisine nasıl geçileceği, ne tür girişimlerin yapılması gerektiği, bu yapı içerisinde reel sektör olarak adlandırılan özel işletmelere ve girişimcilere ne gibi görevlerin düştüğü hususları büyük önem taşımaktadır.

Merkezimiz öncelikle kamu bürokrasisi içinde genel ve katma bütçeli idareler ile yerel yönetimler ve kamu iktisadi teşebbüslerinin piyasa ekonomisine göre yeniden yapılandırılmaları hakkında ve objektif hukuk ilkeleri doğrultusunda araştırmalar yapmayı hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda kamu kurumları ile birlikte ortak proje çalışmalarının yürütülmesi öngörülmektedir. Genel bütçeli kuruluşların norm kadro uygulamaları, katma bütçeli idarelerin teknik alt yapılarının geliştirilmesi, yerel yönetimlerin her yönüyle çağdaş yerel yönetim anlayışına uygun yapılandırılması ve kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesinde izlenmesi gereken yöntemler Merkezimiz tarafından araştırma konusu yapılacak ve ilgili kuruluşlara projeler üretilecektir.

Bunun yanı sıra piyasa girişimlerinin gereksinimi olan yapılabilirlik etütleri, teknik etütler ve mesleki kuruluşların üyelerinin piyasa ekonomisine yönelik bilgilendirilmesi konularında uygulamalı çalışmalar yapılacaktır.

Merkezimizin hedef kitlesi piyasadaki girişimciler olacağı gibi, ikinci derecede önemli hedef kitle yerel yönetimlerdir. Bireysel ekonomik özgürlükler ve piyasa ekonomisi açısından yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması son derece önemlidir. Bu bakımdan kent bilgi sistemleri, kent imar uygulamaları ve gayrimenkul ekspertiz uygulamalarına yönelik araştırmalar yapılacak ve yeni teknikler geliştirilerek bunların pilot yerel yönetimlerde uygulanmasına çalışılacaktır.

Girişimcilerin elektronik teknolojisinden daha fazla yararlanmasına yönelik olarak çalışmalar yapılacaktır. Bilgi sistemleri hizmetleri ve elektronik ticaret destek hizmetleri bu bakımdan önem taşıyan araştırma ve uygulama alanları olmaktadır. Merkezimiz ağ sistemleri organizasyonu, projelendirmesi ve uygulaması; bilgisayar altyapılarının projelendirilmesi ve uygulaması; bilgisayar yazılım algoritmalarının projelendirilmesi ve uygulaması; bilgi sistemi altyapılarının projelendirilmesi ve yönetim hizmetleri ile bilgisayar donanımlarının planlanması, projelendirmesi, kurulması ve temin edilmesi; bilgisayar veri tabanlarının planlanması ve uygulanması; bilgisayar destekli çizim ve tasarımlarının iki ve üç boyutlu olarak projelendirilmesi ve uygulanması; elektronik ticaret uygulamaları ve desteğinde internet teknolojilerinin planlanması, projelendirmesi ve uygulanması konularında da çalışmalar yürütmeyi hedeflemektedir.

Piyasa Ekonomisini ve Girişimciliği Geliştirme Merkezi’ nin temel gayesi, yukarıda sayılan amaçlar doğrultusunda ve Türkiye’ nin küreselleşen dünyada onurlu bir yer edinme hedefine yönelik olarak piyasa güçlerinin ve kamu bürokrasisinin karşılaşacakları zorlukların aşılmasına katkıda bulunmak ve bu hedef kitleye ülkemizin karmaşık sosyo-ekonomik ve hukuki yapısı içerisinde bir rehber görevi üstlenerek yardımcı olmak olarak belirlenmiştir.